Oligarşi, bir şirketin, bir ailenin veya bir bireyin ülkeyi yönetmesi demektir. Oligarşiler, diğer oligarşik yapılarla olan etkileşiminden de ortaya çıkar. Oligarşiler demokrasi, teokrasi veya krallık yönetimiyle birlikte var olabilir. Aşağıdaki ülkelerde oligarşilerin kimler ve neden olduklarına dair kanıtlarıyla birlikte verilmiştir.

ÜLKELER

Birçok kişi Rusya devlet başkanı olan Vladimir Putin’in ülkenin en güçlü kişi olduğunu düşünür. Fakat o sadece 1400’lerden beri Rusya’yı yöneten oligarşinin bir parçası.

Putin ve Medvedev

Bu oligarşinin başlarında Rosneft (Devlet petrol şirketi) Başkanı Igor Sechin geliyor. Igor’un en büyük rakibi ise ülkenin en geniş petrol ticaret şirketinin eski başkanı olan Gennady Timchencko’dur. Üçüncü isim ise; Londra ekibi Chelsea futbol kulübü ve Millhouse yatırım şirketi başkanı olan Roman Abramovich’tir. Bunlar Rusya’nın A-Z’ye olan listesinden sadece üç tanesi.

Chelsea kulübünün başkanı Roman Abramovich

Amerikan Hazinesi 200 Rus oligarkın olduğu bir liste yayınladı. Bunların içinde Rusya Başbakanı Dimitry Medvedev ve aliminyum kralı olan Oleg Deripaska da yer almaktadır. Amerikan Hazinesi bu listenin bir yaptırım listesi olmadığı konusunda ısrar ediyor, fakat Rus oligarklar bu listeye karşı her halükarda sinirli olduğu bilinmektedir.

Örneğin Putin gibi bir lider… Gücünü, soylu bir aristokrat olan Boyarlar ve bürokratlara borçludur. Yıkıcı bir iç savaştan sonra, bir lidere ihityaçları duyduklarına karar verdiler. Çar’ın rolü burada anlaşmazlıklara arabuluculuk etmek ve daha fazla gereksiz çatışmaları önlemekti. Daha sonra Moskova, kapsamlı bir merkezi sistemin merkezi haline geldi. Bu yüzden de doğal kaynaklarla zengin ve geniş bir alana yayılmış insanları kontrol etme ihtiyacı doğdu. Daha sonra işe yarayan bu sistem çok da fazla değişime uğramadı. Bundan dolayı da bu sistemi kapitalistlerin veya komünistlerin yönetip yönetmediğine bakmaksızın çalışmaktadır.

China: Komünist lider Mao’nun ölümünden sonra Çin’de kontrol oligarşilere geçti. Bu oligarşik grup “Sekiz Ölümsüz” soyundan gelen ailelerin 103 üyesinden oluşuyor. Bunlar ülke kontrolünde olan şirketleri yönetiyorlar, iş anlaşmaları üzerine işbirliği yapıyorlar ve hatta yabancılarla bile evlenebiliyorlar.

“Eight İmmortal” tablosu

Suudi Arabistan: Suudi Arabistan, oligarşik bir yapıda olan Kraliyet Ailesi tarafından -yani bir kişi tarafından yönetilmediği için- yönetiliyor. Devletin başındaki Kral, gücünü ülkenin kurucusunun torunları ile paylaşmalıdır. Ülkenin kurucusu, arkasında 44 oğul ve 17 eş bırakan Kral Abdülaziz Al-Suud’du. Şu anki Kral olan Salman Bin Abdülaziz, oğlunu ülkenin kilit yerlerindeki gücü konsolide etmek amacıyla görevlendirmiştir. Prens Muhammed Bin Salman, ülkenin hem Savunma Bakanı hem de Kraliyet başkan yardımcısıdır. Geçtiğimiz yıl, uzun zamanlar alan politika değişikliğine yöneldiler:

1– Yemen’de İran’a karşı bir proxy savaşı (Vekalet Savaşı) başlattılar.

2– Rusya’nın varlığına karşı savaşmak için Suriye’ye askeri güç gönderebileceklerini ima ettiler.

3 IŞİD terörizmini önlemek için muhaliflere yönelik destek verdiler.

Fakat bu takım oligarşik yapıyı üzebilir. Ayrıca Muhammed Bin Salman’ın halefi ise, İçişleri Bakanı olan Prens Muhammed Bin Nayef’tir. 

Prens Muhammed Bin Selman

İran: İran’da Din adamları, akrabalar ve iş ortakları oligarşik bir yapı şeklinde ülkeyi yönetiyor. Ayetullah Humeyni’nin ölümünden sonra gücü ellerine aldılar. Humeyni, 1979’daki İslam Devrimi ile Şah Pehlevi’yi deviren dini liderdi.

Humeyni, ailesine ülkeyi yönetme izin vermedi. Ama yapıyı kendisi değiştirdi. Ayetullah Ali Hamaney, kendi yakınındaki kişileri ve ailesi üyelerini devlete yerleştirdi. Seçilmiş olan bir başkan ise bu oligarşik yapıya borçludur. Beş Larijani kardeşler, Hamaney ve müttefiklerinin arkadaşları ve akrabalarıdır. Onlar kritik olan birçok hükümet görevini başı oldular.

İslam Devrimi lideri Ayetullah Humeyni

Güney Afrika: G.Afrika 1948-1993 yılları arasında oligarşiydi. Nüfusun yüzde 20’sini oluşturan Hollandalı yerleşimcilerin Kafkas torunları tarafından yönetildi. 1994 yılında ilk siyahi başkan olarak seçilen Nelson Mandela ile birlikte oligarşi de sona erdi.

İlk siyahi başkan Nelson Mandela

Türkiye: Koç ailesi, Türkiye’nin en zengin ailesidir. Elektronik, araba üretimi, banka ve petrol rafineleri olmak üzere birçok şirkete sahiptir. Koç hanedanı, 1920’lerde Vehbi Koç tarafından kuruldu.

Koç ailesi

Yazar:  

Çeviren: Marwan Nadhim

Kaynak: The Balance

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here