Bunlar nasıl yazılar ya kaç yaşındasın sen! Evet, filmin en sevdiğim repliğine gönderme yaparak başlayalım bakalım şu yazıya. Son yılların en iddialı filmlerinden birisi olan Arif v 216, 5 Ocak’ta vizyona girdi. Geçtiğimiz gün izledim ben de bu filmi. Zira artık filmi para vermeden arkadaşlarımın hikayelerinden izlemeye vicdanım el vermedi! Yani sağolsunlar kendileri izlememeleri pahasına bizlere filmi izlettiren bu koca yürekli  arkadaşlara döneceğiz ileride. Biz filmimize dönelim şimdilik.

Cem Yılmaz gerçekten çok komplike bir adam. Komplike, yani böyle her yere veya hayatımızın her yerine nüfus etmiş birisi. Stand-up’ları, filmleri… Kısaca yaptığı her hareket olay olan birisi. Tabii bu ilgiyi hak ediyor mu derseniz bence pekala hak ediyor. Zira ortalamanın üstünde zekaya sahip bir insan ve bu durum günümüz ünlülerinde az rastlanan bir durum. Yani iktisadi olarak da değerli. Az var yani ondan. Kuşkusuz onunla aynı yolda olan Ata Demirer veya Tolga Çevik gibi birçok ünlü mevcut ama o kesinlikle bu yolun en önde gideni. Russell Crowe bile adama güzelleme yapıyor!

Bu sebeple onun yapıtlarını objektif bir şekilde incelemek isterseniz, ciddi bir zorlukla karşı karşıya kalıyorsunuz. Zira analiz için diğer insanların yorumlarına baktığınızda ya çok iyi ya da çok kötü olan yorumlarla kafanız allak bullak olabiliyor. Ortası pek yok maalesef. Herhangi bir şeye dair yapılan yorumlar nasıl birbiri ile bu kadar zıtlaşabilir? Ama zirvede olan insanlar genelde böylesi tutarsızlıklarla karşılaşırlar öyle değil mi? Zira insanlar onların yaptıkları işlere veya eylemlere değil, doğrudan onların özeline karşı bir yorumcu olma durumu halindedirler. Bir Fransız atasözü der ki; “Parmak bir yeri işaret ederken, parmağa bakan ahmaktır.” yani bunlar ne ahmakça hareketler, kaç yaşında…

Cem Yılmaz olmak bu yönüyle zor bir durum ve belki de bu yüzden onu bu kadar sevmemize yol açan G.O.R.A ve A.R.O.G filmlerinden oluşan serinin devamı olan bu film, daha vizyona girmeden ciddi bir sınavla karşı karşıya kalmaktadır. Yani bu iki film hayatlarımızda çok güzel bir yer edinmişken bu yeni filmin tüm bu güzel algıları yıkması ihtimali bile endişelendirici. En azından ben bu endişeyi ciddi ciddi taşıyordum. Günümüz malum, sonuçta şu popülerlik kaygısı az sanatçı dediğimiz kişiyi soytarıya çevirmedi… Neyse büyük topa girmişti işte Cem Yılmaz. Bu riski alarak karşımıza bir film çıkardı. Yeni filmi izlerken kişisel görüşlerim; “Fazla gülmedim ama çok eğlendim.” oldu. Bana sorarsanız bu film çok komik değil. Ama çok iyi bir film. Peki bir Cem Yılmaz filmi çok komik değilse nasıl çok iyi olabilir diye sorabilirsiniz. Ama olabilir.

GIF

Ben Cem Yılmaz’ın bu tabuyu yıkmak adına ciddi bir çaba sarf ettiğine inanıyorum. Zira sanatçı, İftarlık Gazoz filminde bu kaygısını bence yeterince göz önüne çıkarmıştı. Ama dedim ya size, Cem Yılmaz olmak zor iş. Filmi izlerken salondaki insanların çoğu, film öncesi reklamlara bile hunharca gülüyordu. Yani “para verdim abi” psikolojisi mi yoksa “Cem Yılmaz filmi” düşüncesi mi bilinmez, fakat insanlar her şeye gülüyor.

GIF

Hani şimdi şöyle de düşünmeyin; sen kendini gülmemeye şartlandırmışsın abi. Bu tip insanlarda var tamam ama belki gülmemeye programlıyızdır! Şaka bir yana tekrar ediyorum; filmde defalarca güldüğüm an oldu. Ama artık serinin öncü filmlerinden farklı olarak salt bir komedi filmi yapma kaygısı yok karşımızda. Bunu nereden çıkardın diyebilirsiniz, hemen söyleyeyim. Filmin bizlere bir şeyler kattığı mesajları var ve elle tutulan bir kurgu da söz konusu. Öncelikle film kurgusuyla, öncülleri olan filmlerdeki tüm boşlukları dolduran bir etkiye sahip. Tabii bir Zindan Adası değil ama yine de sinemamız göz önüne alındığında iyi bir kurgu bence. Hatta komedi, dram, bilim-kurgu vb. bir kalıba sokulmamış bir film görünümü hoşuma bile gitti diyebilirim. Birde oyuncu kadrosu olarak gerçekten çok zengin bir yapımdan bahsediyoruz. Usta oyuncularımızı canlandırma işi gelecek vaad eden oyunculara teslim edilmiş diyebilirim. Özellikle Zeki Müren’i canlandıran Çağlar Çorumlu’nun oyunculuğu takdire şayandı gerçekten.

Çağlar Çorumlu’nun canlandırdığı Zeki Müren karakteri

Film adına tek eleştirim; final sahnesinin yetersiz kalmasıdır. Zira yeni bir filmin daha olacağını dolayısıyla serinin devam edeceğini Arif Işık’ın bizzat kendisi bizlere vaad etti. Bu bende hem popülerlik kaygısı hissetmeme neden oldu hem de yeni filmin bu üç harika filmin şöhretini lekeleyeceği endişesini yeniden duymama sebebiyet verdi. Yani çok mu klişe bilmiyorum ama bu seriyi zirvede bırak be Cem Abi, dedim içimden.

Bu arada şu yardımsever arkadaşlara deyinmeden de edemeyeceğim. Yani bir filmi izleyip onu bir şekilde analiz etmek varken lütfen bu kadar paylaşımcı olmayın. Hiç gerek yok inanın buna. İstisnalar olsa da bir film, onu ilk izlediğimizde bizlere en büyük hazzını yaşatır. Bu sebeple anın tadını yaşayın. Bir filmde, konserde veya tiyatroda lütfen telefonlarınızı kapatın. Hem kendinizin hem de başkalarının aldığı hazzı minimize etmeyin. Bizleri bu hale getirmeyin…

GIF

Sonuç olarak bu filmi izleyenler eminim keyifli dakikalar yaşamıştır. Belki çok gülmemişsinizdir ama inanın bu ülkede insanları güldürmek öyle çok zor bir iş değil artık. İnsanları aşağılayıcı bir kaç eylem, hakaret veya küfür gibi içerikler kullanmanız sizleri milyonluk gişelere kavuşturabilir. O yüzden bu aldatıcı kahkahalardan bağımsız, oldukça kaliteli bir mizah anlayışı olan güzel bir film ile karşılaşacaksınız. Yakın zamanda vizyona girecek olan filmlere baktığınızda ne demek istediğimi, bu kaliteli mizahın ne derece önemli olduğunu anlayacaksınız. O yüzden iyisi mi siz kendinize ayırdığınız bir zamanınızda kışın en güzel aktivitelerinden birisi olan sinemaya gidin ve bu güzel filmi izleyin. Bir de lütfen kendinizi şartlandırarak bir eylem yapmayın. Siz robot değilsiniz zira…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here