Dikkat! Yakalanabilirsiniz (Sendromlar)

Merhaba değerli, sevgili, güzel okur. Bugün hayatınızda belki de yakalandığınız, çevrenizde yakalanan birine denk gelebileceğiniz veya evlerden uzak ama yakalanabileceğiniz sendromlara değinmek istedim. Umarım keyifle okursunuz. Buyrunuz…

Pazartesi Sendromu

Yaygın olarak bilinen sendromların başında gelmektedir. Peki neden bizi bu derece rahatsız edip triplere girmemize sebep oluyor bu Pazartesi ? Yapılan araştırmalar gösteriyor ki Pazartesinin bir suçu yok asıl Pazar günü akşamı başlıyor sendrom. Hafta sonu tatilinin bitmiş olması, kişi üstünde gerginlik yaratabilir. Bir kaç saat sonra başlayacak olan  yeni bir haftaya direkt olarak endişeli yaklaşan insanlar, içinde bulundukları bu sendrom durumu çeşitli şekillerde deklare ederler. Özellikle işine uyum sağlamakta zorlanan, iş arkadaşlarıyla iyi geçinemeyen, aile işi iletişimde sorun yaşayan insanlarda çok daha yaygın görülüyor.

Bana sorarsanız Pazartesiler Cumartesi günlerinin tadını çıkarmamız için varlar. Pazartesileri seviniz , size yeni arkadaşlıklar , yeni başarılar getirecektir. Haftasonunuzun da tadını çıkarınız.

Hipertimestik Sendromu

Jill Price- Hipertimestik sendromu tanısı konulan ilk hasta

Unutamama sendromu. İlk olarak 46 yaşındaki ABD’li Jill Price’ta görülen ve yaşadığı her günü ayrıntılarıyla hatırlamasına neden olan ‘hipertimestik sendromu’nun sırrının beynin amigdala bölgesinde saklı olduğu keşfedildi. Bu kadın 8 yaşından beri yaşadığı herşeyi en ince ayrıntısına kadar hatırlıyor. Hava durumundan yoldan geçen arabanın rengine kadar.

Bir olayın hafızada saklanabilmesi için o an güçlü bir duygu hissedilmesi gerekiyor. Burada beynin duygusal zekadan sorumlu bölümü amigdala devreye giriyor.

Araştırmalar sonucunda sağ amigdalanın normalden daha büyük olmasında saklı olduğunu ortaya koydu. Peki herşeyi hatırlamak düşündüğünüz kadar iyi bir şey midir? Tartışılır…

Stockholm Sendromu

Bu sendrom kaçırılan kişinin kendisini kaçıran kişiye sempati ve bağlılık geliştirmesiyle gerçekleşir. Stokholm Sendromu ismi gerçekten olmuş bir olaydan alır. Stokholm’de 1973 yılında gerçekleşen bir banka soygunu sırasında rehin alınan kişiler kendilerini rehin alanlara o kadar büyük bağlılık duydu ki mahkemede onların aleyhine şahitlik yapmayı dahi reddetmişlerdir.

Lima Sendromu

Stokholm Sendromunun tam tersidir. Burada, rehine alınan kişiler değil de rehin alan kişiler sempati ve bağlılık duymaya başlar. Bu reaksiyonun rehin alan kişinin suçluluk duygusu ve ahlaki kararsızlığından kaynaklı olduğunu söyleyebiliriz.

Bu Sendrom da gerçek bir olaydan esinlenerek isimlendirilmiştir. Peru, Lima’da Japon Büyükelçiliğinde yaşanan bir rehin hikayesidir. Tupac Amaru Devrimsel hareketi bir kaç gün boyunca diplomat ve ordu mensuplarının da bulunduğu yüzlerce kişilik bir grubu Japon Büyükelçiliğinde rehin tutmuşlar. Ama zamanla rehinelere ve dışarıya nasıl bir durum yaratıp ne kadar büyük bir zorluğa yol açtıklarını anladıkları zaman saldırganlar rehineleri birer birer bırakmaya başlamışlardır.

Yabancı El Sendromu

Nörolojik bir hastalıktır. Dr Strangelove sendromu veya anarşik el olarak da adlandırılır. Bu sendrom etkilenen kişinin elinin ondan bağımsız ne istiyorsa yapmasıdır. Hastalar ellerinin kontrolünü kaybettiklerini hisseder. Elleri istemsiz ve kendi isteğiyle hareket eder. Eli kendi başına hareket ederken kişi ne olduğunun farkında değildir. El kötü yada yasa dışı şeyler bile yapabilir. Hasta elin, kişiyi uykusunda boğmaya çalıştığı bile görülmüştür.

Peter Pan Sendromu

Adını ilk kez 1983 yılında, Psikanalist Dan Kiley tarafından duyduğumuz sendrom bireysel sosyal görevlerin, sorumlulukların başlamasıyla ortaya çıkıyor ve sıklıkla yaşları 25 ila 40 arasında değişen erkeklerde görülüyor. Bu insanlar yaşlanmak istemiyor, işe başlamak, evlenmek, çocuk sahibi olmak gibi yetişkinler için normal olan faaliyetlerin hiçbirini gerçekleştiremiyor. Çoğunlukla erkeklerde görülse de belirtileri gösteren pek çok kadın da vardır.

Tükenmişlik Sendromu

Tükenmişlik bir hastalık değildir fakat bir sendromdur. “Başarısız olma, yıpranma, enerji ve gücün azalması veya tatmin edilemeyen istekler sonucunda bireyin iç kaynaklarında meydana gelen tükenme durumu” olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde tükenmişliğin kabul gören tanımı, Maslach Tükenmişlik Ölçeği (MBI)’ni de geliştirmiş olan Christina Maslach tarafından yapılmıştır. Kısaca ifade edecek olursak  Maslach tükenmişliği “işi gereği insanlarla yoğun bir ilişki içerisinde olan bireylerde görülen duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve düşük kişisel başarı hissi” olarak tanımlamıştır.

Othello Sendromu

Adını William Shakespeare’in “Othello” adlı eserinden almıştır. Bu sendroma yakalanan kişinin sevdiği birini hastalık derecesinde kıskanması söz konusudur. Eşinin veya sevgilisinin kendisine sadık olmadığı düşüncesine kapılıp, kendi kurdukları senaryolarla ihanete uğradıklarını düşünüp ilişki içerisinde oldukları insanlara zarar vermeleri söz konusudur. Sevginin kaybı ya da kaybedilme tehlikesi, sevilen kişiye ve bir rakibe karşı duyulan düşmanlık ve kendine saygıyı azaltan narsistik darbe kıskançlık duygusunu oluşturan temel öğeler olmuştur.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here