Altın Küre Ödülleri ile kadınların güçlendirilmesi için verilen destekler artmış oldu, ama ABD feminizmin yeniden canlandığı tek yer değil.

#MeToo kampanyasının Amerikalıları cinsel taciz konusunda harekete geçirmesinden iki yıl önce, 2015 yılında, Brezilyalı feministler #MeuPrimeiroAssedio ya da #MyFirstHarrassment da denilen kampanyayı başlattı. Güney Amerika bölgesindeki kadınlar tarafından bu etiket altında ilk beş gün içinde uğradıkları kronik cinsel tacizleri detaylı anlatan toplam 82.000 tweet atıldı. Çok geçmeden de tüm Latin Amerika’da İspanyolca çevirisi olan #MiPrimerAcoso etiketi yayılmaya başladı.

İnternet paylaşımıyla başarıyı yakalayan #MeuPrimeiroAssedio kampanyası feministlerin tüm çabalarına rağmen yıllardır cinsiyet eşitsizliğinin devam ettiği Brezilya’da sosyal medya aktivizmine akın edilmesi için halkı teşvik etmiş oldu.

#MeuAmigoSecreto -#MyAnonymousFriend- etiketi ile kadınlar sokak ve iş yerlerindeki kadın düşmanlığının varlığını kanıtladı. #MeuQueridoProfessor -#MyDearTeacher- etiketi ile de üniversite öğrencileri, sınıflarda yapılan cinsiyetçiliği ortaya çıkardı.

2016 Nisan ayında ise haftalık haber dergisi Veja’nın Brezilya Başkanının eşini “güzel, gösterişsiz bir ev hanımı” olarak betimlemesinden sonra feministler bu stereotipi, güçlü kadını ortaya koyan bir espriye dönüştürdü.

Brezilya’nın ilk kadın başkanı Dilma Rousseff’in görevden alınmasından sonra Temer başa geçti. Halkın çoğunluğu Rousseff’in ekarte edilmesini bir kadın düşmanlığı olarak gördü. Feministler ise Brezilya’daki cinsiyetçiliğin artık kontrol edilmeyeceğini anlamış oldu.

Siyahi Kadınların Bedenleri

Araştırmacılar, Brezilya’daki feminizm dirilişini nüfusun yüzde 25’ini oluşturan Afro-Brezilyalı kadınların ihtiyaçlarının karşılanıp karşılanmadığını görmek için uzun zamandır yakından inceliyorlardı.

Ülkenin uzun süredir kendini renk körlüğü ideolojisine sahip olarak düşünmesine karşın siyahi ve yerli Brezilyalılar, beyaz Brezilyalılardan daha fakirdi ve siyahi kadınların cinsel tacize uğrama oranı beyaz kadınlara göre daha yüksekti.

Mesela, çoğunlukla Afro-Brezilyalı olan ev hizmetlileri erkek işverenleri tarafından sistematik olarak cinsel istismar görüyordu. Yüzyıllardır devam eden bu güç kullanımı kölelik ile başlamıştı.

Alvaro Jarrin ve Kia Lilly Caldwell tarafından yakın zamanda yayımlanan “The Biopolitics of Beauty” ve “Health Equity in Brazil” adlı kitaplar da Brezilya’nın tıbbi uygulamalarının siyahi kadınlar üzerindeki etkilerini inceliyor. Bu araştırmacılar, Brezilyalı feministlerin özellikle siyahi kadınları etkileyen iki sorunun üstesinden gelip gelmeyeceğini görmek istiyorlar: Sağlık hizmetleri ve plastik cerrahi.

Her ne kadar siyahi kadın hakları ile alakasız görünse de bu iki sorun Brezilya’da iç içe geçmiş durumda. Tüm Brezilyalılar, “Sistema Único de Saúde” adlı ulusal sağlık hizmeti sistemi uyarınca, tıbbi hizmetlerden ücretsiz faydalanabiliyor.

Sağlık hizmetlerine evrensel olarak erişimin mümkün olmasına rağmen siyahi kadınlar her zaman en iyi hizmeti alamıyor. Brezilya’nın sağlık konusuna renk-körlüğü ideolojisi ile yaklaşımı, ırklara göre farklı sağlık sonuçlarının eksik belgelenmesi olarak sonuçlansa da araştırmalar, siyahi kadınların güvensiz kürtaj nedeniyle ölme riskinin beyaz kadınlara kıyasla iki buçuk kat daha fazla olduğunu gösteriyor.

Bu ürkütücü farklılık muhtemelen ABD’nin hastanelerinde de bir sorun teşkil eden siyahi kadınlara yeterli kalitede doğum öncesi ve doğum sonrası bakımının yapılmamasından kaynaklanıyor. Siyahi Brezilyalıların spesifik sağlık ihtiyaçlarına dikkat edilmemesi de dahil olmak üzere tıp uzmanları tarafından ayrımcı muamele yapılmaktadır.

Yıllardır siyahi aktivistler, Afro-Bezilyalı kadınların daha yüksek oranda oldukça riskli olan yasadışı kürtajı yaptırdığını da işaret ediyor.

Genel olarak, siyahi kadınlardaki anne sağlığı son derece kötü durumda. Brezilya’nın maddi olarak kısıtlı ve Afrikalıların en yoğun olduğu kuzeydoğu taraflarında siyahi kadınlar doğum yaparken beyaz kadınlara oranla 10-20 kat daha fazla ölüm riskine sahip.

Fotoğraf: Nacho Doce/Reuters

“Zenci Burnu”

Doktorlar, siyahi Brezilyalı kadınları ihmal ediyor olabilir ama plastik cerrahlar onların peşlerini bırakmıyor. 1960’lardan beri, plastik cerrahi ameliyatları Brezilya’nın ulusal sağlık hizmeti kapsamına giriyor.

Brezilya kültüründe, beyaz güzellik standartları hala ideal olarak kabul ediliyor. Bu da Brezilyalı plastik cerrahların Avrupa standartlarını daha iyi kabul edip onu temel alarak operasyonlarını gerçekleştirmesi anlamına geliyor.

Yapılan araştırmalara göre hedeflerinde özellikle siyahi kadınların burunları var. Onların burunlarını; verdikleri derslerde, makalelerinde ve internet sitelerinde problemli bir özellik olarak kabul ediyorlar.

Bazı doktorlar, zenci burnunun ırkların karışması sonucunda oluşan bir hata olduğuna inandıklarını dışa vuruyorlar. Neyse ki ameliyat ile düzeltilebileceğini eklemeyi de unutmuyorlar.

Bu, dünya çapında da tüm kadınlara tanıdık gelen Brezilyalı kadınların kusurlu bedenlerini “iyileştirme” fırsatlarıyla boğulması olarak ortaya çıkıyor. Brezilyalılar, dünyanın plastik cerrahlara en çok başvuran tüketicilerdir. Her yıl, bir milyondan fazla plastik cerrahi operasyonun yerine getirildiği tahmin ediliyor.

Bazı Brezilyalı plastik cerrahlar, işlerini kadınlara güzel olma hakkına sahip olmaları için yardım etmek olarak tanımlıyor. 2016 yılında bu fikri destekleyen ünlü bir plastik cerrah öldüğünde ölüm ilanı sanki bir milli kahramanmış gibi okunmuştur.

Çoğu plastik cerrahi operasyonları Brezilya’nın kamu sağlık sistemi tarafından karşılandığı için yapılan araştırmalar da deşifre olmuş oluyor. Cerrahlar, kadın bedeninin tüm topografyasını hedefleyen prosedürler geliştirmek için kârlı bir yol bulmuşlardır.

Sigorta tarafından ödenmeyen tedavilerde de uzun-dönem ödeme planları imkânı var. Maddi durumu en yetersiz hastalar için de bu operasyonların genç tıp asistanlarına yönelik bir eğitim aracı olarak kullanılması ile plastik cerrahiyi daha ulaşılabilir kıldılar.

İnternetin Karaya Oturması

Tarihsel olarak, endüstri için yapılan feminist eleştiriler hep oldukça baskı altında tutulmuştu. Ama, plastik cerrahi şu anda Brezilya’nın “Kadın Baharı”nın odak noktası konumundadır.

Ekim 2017’de Brezilya’nın en büyük gazetelerinden biri, Folha de São Paulo, “ideal vulva”yı ve buna ulaşmak için gerekli olan cerrahi müdahaleleri anlatan bir makale yayımlamıştı. Buna karşılık, kadınlar ise bu makaleyi sosyal medyada “absürd,” “kabul edilemez” ve “üzücü” olarak nitelendirerek yermişti.

Feministlerin ileri sürdüğüne göre bazı vajinaların diğerlerinden daha çok arzulanıyor olduğu varsayımı sadece kadın vücuduna yapılan erkek bakışını (male gaze) zorla benimsetmek istemekten kaynaklanır. Ayrıca makalenin pembe vajinaları vurgulamasının ve cilt beyazlatıcıları önermesinin açıkça ırkçılık olduğunu da eklemişlerdir.

Muhtemelen siyahi feminist blog yazarları ile bu eleştiri dizisi başlamış oldu. Henüz 2014 yılındayken Brezilya plastik cerrahisini “bilim kılığında ırkçılık” olmakla suçluyorlardı. “Blogueiras Negra” adlı derginin Haziran 2014 sayısında Gabi Porfírio’nun yazdığına göre plastik cerrahlar “siyahi insanların burunları için aşağılayıcı kelimeler kullanma konusunda uzmanlar” haline gelmiştir.

Ev hanımlarının sadece yüzde 63’ünün internet ulaşımının olduğu bir ülkede, siyahi feministler beyaz olmayanları harekete geçirmek için protestonun daha geleneksel türlerini kullanmışlardır.

#MeuPrimeiroAssedio etiketinin internette yayılmasından bir yıl önce, genelde eylemlere katılmayan kadınları da örgütlemek için çalışmalara başlanmıştı. Aktivistlerin bu çabaları, Brezilya’nın başkentinde ırkçılık ve şiddete karşı yürüyüş yapmaları ile zirveye ulaştı.

Fotoğraf: Brazilian Ministry of Culture

Tüm yaşlardan 50.000 Afro-Brezilyalı kadın siyahi kadına şiddeti önlemek için bir araya gelmişti. Bu şiddet sadece cinsel değil; ölümcül kürtajlar, toplu hapis cezaları ve tıbbi ihmalleri de kapsıyordu. Brezilyalı siyahi kadınların ilk ulusal yürüyüşüydü bu.

Brezilya uzun zamandır eşitsizliği inkâr eden bir ülke olduğundan, bu protestonun ırk kavramını da doğrudan feminist gündemine eklemesi kaçınılmazdı. Siyahi kadınların karşı karşıya kaldıkları çeşitli şiddet türlerini iyi yaşama fikriyle karşılaştıran “Siyahi Kadınların Yürüyüşü”, Brezilya için ırk ve cinsiyet adaletinin alternatif bir görünümünü ifade ediyor ve böylece #MeToo ve #MeuPrimeiroAssedio etiketleri altında tüm dünyadaki kadın seslerini birleştirmiş oluyorlar. İnternette ve sokaklardaki Brezilyalı feministler ameliyat masalarından iş yerlerine kadar eşitlik istiyorlar.

Yazan: Alvaro Jarrin, Kia Lilly Caldwell

Çeviren: Berfin Ege Bulut

Kaynak: The Conversation

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here