Fransız Yeni Dalga Akımının önde gelen yönetmenlerinden JeanLuc Godard, Robert Bresson için şöyle der: Mozart Alman müziği için ne ise, hatta Dostoyevski Rus edebiyatı için ne ise, Bresson‘da Fransız sineması için odur. Gerçekten de Bresson hayatı boyunca çektiği az fakat öz filmlerle (sayısı sadece on üç ile sınırlıdır) sinemaya ahlak, vicdan ve kimi zaman da sanatsal temalara yoğunlaşarak felsefi olarak ve hümanistçe çok şey katmıştır.

Film ANalizi: Robert Bresson — L’Argent (1983): Para ile Felsefe Yapmak

Bunlardan biri de 1983 yılında çektiği ve son filmi olan Para (L’Argent)’dır. Film kabaca, Tolstoy’un Sahte Kupon isimli uzun hikayesine dayanır. Birebir benzemese de, Tolstoy’un nakletmek ve vermek istediği mesaja odaklanır. Tolstoy kısaca, Çarlık döneminde egemen sınıfların daima ve her vakit haklı olduğunu ve hiç zarar görmediğini, bunun aksine sıradan halkın ise yaşam koşullar çok altında ezildiğini din odaklı olarak dile getirir öyküsünde. Bresson ise, toplumsal gerçekçilik vasıtayla modern toplumdaki para yüzünden kaynaklanan adaletsizlik, suistimal, bozulma, hatta çürüme ve rüşvet, vb. konuları Tolstoy’a göre daha seküler bir biçimde ele alır.

Film ANalizi: Robert Bresson — L’Argent (1983): Para ile Felsefe Yapmak

Nedir Para’nın Konusu?

İki liseli genç sahte para kullanarak (tek emelleri ellerinden çıkartmaktır) bir fotoğrafçıdan bir tablo alırlar. Fotoğrafçı ilk anda olmasa da gerçeği anlar. O da bu sahte paradan kurtulmak için, onu temizlik işçisi Yvon’a verir. Yvon aldığı para ile lokantada yemek yer, fakat sahtekarlıkla suçlanır. Araya polis girer. Fotoğrafçıya giderler. Onu tanımadıklarını ısrarla inkar ederler. Bu yüzden, Yvon işinden olur ki, bu haksız yere suçlanıp bir suçluya dönüşmesini başlatacak adımlardan biridir. Ta ki, bir arkadaşından ödünç para isteyene dek. Fakat para yerine kendisine bir banka soygununa katılması teklif edilir. O ki; Yvon için yolun sonu çoktan gözükmektedir. Bu arada fotoğrafçı şans eseri çocuklarla karşılaşır. Anne oğluna şöyle der: Her şeyi inkar et, hatta pes etme, ben bir yoluna bakarım. Ve arkasından fotoğrafçıya sus payı rüşvet verir. Yvon ise bu esnada yakalanır ve üç sene hapse mahkûm olur. Karısı tarafından terk edilir. İntihara teşebbüs eder. Hapishaneden çıktığında ise bir suç makinesine dönüşür. Önce para için konakladığı otel sahibini, daha sonra ise saklandığı aileyi yine para için katleder.

Film ANalizi: Robert Bresson — L’Argent (1983): Para ile Felsefe Yapmak

Film Tarihine Geçecek Son Sahne

Filmin yaklaşık iki dakikayı geçmeyen son sahnesi, film tarihine geçecek cinstendir. Yvon bir restorana gider, orada polislere tüm suçunu itiraf eder. Herkes bir anda dikkatini olanlara vererek olayları izler. Fakat polis Yvon’ı alıp götürdüğünde bakakalan halk artık onlara değil, sabit bir şekilde, çıkıp terk ettikleri kapıya ve içeri doğru bakmaktadır. Bu sahneyle, Bresson masum bir insanın nasıl acımasız bir katile dönüştüğünü ya da hep birlikte dönüştürüldüğünü, sadece olayları seyretmekle yeterli kalmış ya da işin içinde parmağı bulunanlara bir vicdan muhasebesi yaptırmak suretiyle sadece seyirci kalmış toplumu eleştirir.

Film anlaşılacağı üzere basit ve sadedir. Bresson tüm iyi niyetiyle felsefik bir anlam arayışı içindedir. Şöyle sorar: Suçu kişi kendisi mi doğurur yoksa suç toplumca daha doğrusu adalet noksanlığı, haksızlık veya suistimal ile hepimiz tarafından mı yaratılır? Verdiği cevap ise, karışık olmaktan çok, açıktır. Yvon örneğinde olduğu gibi, suç; ne yazık ki zayıf halkaya çoğunlukla hepimizin anlayışsızlığı tarafından dayatılıyor, fakat örnekteki gibi iş rayından çıktığı zaman kişi diğer masumlara karşı suç işleyerek çoktan inancını ve masumluğunu yitirmiş olabiliyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here