Tarih Güneşinin Binlerce Yıldır Aydınlattığı Şehir: Sagalassos

Sagalassos Antik Kenti
Sagalassos Antik Kenti

Tarih güneşinin binlerce yıldır aydınlattığı, antik Yunanda Pisidya bölgesinin göz bebeği ve başkenti olan Sagalassos Anadolu antik kentleri hazinesinin önemli şehirlerinden biridir.

Kent yerleşiminde insana ait ilk izler M.Ö. on binlere kadar dayanmaktadır. Bölge çok çeşitli halklara ev sahipliği yapmış olup ismi ilk kez bir Hitit kraliyet mektubunda Salawassa olarak geçmiştir. Helenistik dönemden sonra kent en parıltılı zamanını Roma döneminde elde etmiş ve 6. Yüzyılın ortalarına kadar gelişimini sürdürmüştür. Bu yükseliş dönemi Anadolu’da çıkan veba salgını ve gerçekleşen büyük bir depreme rağmen devam etmişse de kent 13. Yüzyılda tamamen terk edilmiştir.

İskender Tepesi

Sagalassos Büyük İskender’in ordusundan kaçamayan diğer kentlerle aynı kaderi paylaşmış olsa da kentin önündeki tepede hiçbir savaş izine rastlanmamıştır. Bugün tepenin adının İskender Tepesi olmasının nedeni Sagalassosluların İskender’in ordusunu burada beklemelerinden ötürüdür. Yapılan kazılarda alanda Roma Mezar lahitleri 2. Yüzyıla ait birkaç sunak ve kül kaplarının yanı sıra İyon düzeyinde bir tanrıçaya ait tapınak gün yüzüne çıkarılmıştır.

Romalıların idaresi altına giren diğer yerleşimlerde olduğu gibi Saragassos’da da mimari ve kültürel açıdan imparatorluğun kalıcı izleri görülmektedir. Kent tarihinin en önemli ismi Romalı Augustus’dur. Augustus dönemi Romanın kültürel devrimi olarak anılmıştır. Sağlanan istikrar bölgenin seramik üretiminde ve mimarisinde gözle görülür bir gelişim sağlamıştır. Arkeolojik araştırmalar, kullanılan taş işçiliğinden yola çıkarak kentte bir yapı okulu bulunduğunu göstermektedir.

Sagalassos altında çeşitli dükkanların bulunduğu gösterişli sütunları olan ilk antik kentlerden biridir. Uzunluğu 300 metreyi bulan sütunlu caddede her iki yanda dizili dükkanlar revnaklı galerilere açılmaktadır. Caddenin kuzeyindeki kapı, kentte bilinen en zarif kapıdır. İki agorası bulunan kentin aşağı agorayı şehrin yukarısına bağlayan sokağın kavisli duvarı üzerine denk gelen yerde bir çeşme ve çeşmenin iki yanında üçer kabartma ile Sagalassos’un 6 adet kent tanrılarının büstleri yer almaktadır.

Tiyatro

İmparatorların gözdesi olan Sagalassos kentinin tiyatrosunu diğer antik kentlerdeki tiyatrolardan ayıran en önemli özelliği dünyadaki en yüksek tiyatrolardan biri olmasıdır. Tiyatro kapasitesi 7000 kişilik olup günümüze kadar gelen yapının iki kademeli sahne binasının birçok bölümü ayakta kalmayı başarmıştır. Zamana yenik düşüp yıkılan kalıntılarsa orkestra çukurunda yığıntı olarak durmaktadır. Orkestra bölümü geleneksel olarak at nalı şeklinde tasarlanmıştır.

Sagalassos Tiyatrosu
Sagalassos Tiyatrosu

Eski Hamam

Çeşmeleriyle ün salmış olan Sagalassos’da da, diğer antik kentlerde olduğu gibi hamam kültürü şehrin önemli dokularından birisidir. İlk imparatorluk döneminde yapılan kent hamamı daha sonraları devasa bir imparatorluk hamamı yapısına katılmıştır. Kentin en çok su tüketiminin gerçekleştiği Sagalassos hamamı, Anadoluda yer alan Roma stilindeki en eski hamam olarak ayrıca önem taşımaktadır. Hamamda yapılan kazılarda 5 metre boyundaki İmparator Marcus Aurelius, İmparator Hadrian heykelleri gibi önemli eserler ortaya çıkarılmıştır. Dans eden kızlar frizlerinin yanı sıra zafer tanrıçası Nike, Dyonisos, Nemesis, Asklepios ve Kronis heykelleri antik kentten çıkarılan eserler arasındadır.

Konser Salonu

Augustos döneminde yapımı başlanan salon aşağı agoranın kuzeyinde yer almaktadır. Hadrian döneminde özel bir giriş eklenen ve kullanımı 6. yüzyıla kadar uzanan 1500 kişi kapasiteli yapı meclis binası olarak da kullanılmış olup daha sonraları gladyatör ve hayvan mücadelelerine de sahne olmuştur.

Yukarı Agora

Meydan Augustos zamanında kentin varlıklı aileleri tarafından yeniden düzenlenmiştir. Burası imparatorun vali ve yerel aristokratların heykellerinin dolup taştığı bir yer haline gelmiştir. Öyle ki 5. Ve 6. Yüzyıllara gelindiğinde meydan çeşitli kaideler üzerinde yükselen heykeller ve onursal anıtlar galerisi halini almıştır. Üç tarafı revnaklı galerilerle çevrelenmiş meydanın güneybatı girişine imparator Cladius, güneydoğusuna ise imparator Caligula adına zafer takısına benzer onursal kemer ve kuzeyinde Antoninler çeşmesi inşa edilmiştir. Yine yapılan kazılarda yukarı agora yakınlarında ‘Geç Roma Dönemi’ne ait 2 bin yıllık bir mutfakla beraber Helenistik dönemde benzer antik kentlerde kullanılan iki katlı bir soğuk hava deposu bulunmuştur. 6. Yüzyılda yaşanan büyük deprem felaketinin ardından agoradaki heykeller ve onursal anıtlar yıkılınca yerine pazar tezgahları kurulmuş ve pazar yeri olarak kullanılmıştır.

Agorada bulunan 4 yüksek sütun ve kuzeybatı Heroon kentin seçkinlerinin kendileri için yaptırdıkları son yapılardır.Sagalassos Şelalesi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here