ÔÇťE─čer bir ┼čey yaz─▒labiliyor veya d├╝┼č├╝n├╝lebiliyorsa, filme de ├žekilebilirÔÇŁ s├Âz├╝n├╝n sahibi Stanley Kubrick, tarihi sava┼č filmi Zafer Yollar─▒ÔÇÖnda (orijinal ad─▒yla Paths of Glory) ÔÇťEmir demiri ger├žekten keser mi?ÔÇŁ sorusuna bir bak─▒┼č a├ž─▒s─▒ getirmekten ├žok meseleyi daha kapsaml─▒ ele al─▒p adalet, ahlak, masumiyet, cesaret ya da korkakl─▒k ├╝zerine sorular sorarak bir insanl─▒k trajedisini inceliyor.

Zafer Yollar─▒ (1957) ÔÇö Bir ─░nsanl─▒k Sava┼č─▒
Zafer Yollar─▒ (1957) ÔÇö Bir ─░nsanl─▒k Sava┼č─▒

Filmin Konusu

Birinci D├╝nya Sava┼č─▒ s─▒ras─▒nda 1916ÔÇÖda FransaÔÇÖda Almanlar ile Frans─▒zlar aras─▒nda cephe sava┼člar─▒nda ge├žiyor. Kilit noktas─▒ ise, AlmanlarÔÇÖ─▒n elinde bulunan Ant TepesiÔÇÖnin ele ge├žirilmek istenmesidir. Bu hemen hemen al─▒nmas─▒ imkans─▒z tepenin kar┼č─▒l─▒─č─▒nda ve 8000 adam─▒n ├Âlmesi pahas─▒na, generallerden biri terfi h─▒rs─▒ ve itibar kar┼č─▒l─▒─č─▒nda g├Ârevi kabul eder. K─▒sacas─▒, bile bile adamlar─▒n─▒ ├Âl├╝me yollamaya raz─▒ olur. G├Ârev ise, sivil hayatta bir ceza avukat─▒ olan bir albaya (Kirk Douglas) verilir. Albay g├Ârevin yerine getirelemeyece─činden emindir ve adamlar─▒n─▒n hayat─▒n─▒ d├╝┼č├╝n├╝r. Kendisinin temel prensibi ┼čudur: Askerlerinin can g├╝venli─či her ┼čeyden ├Ânce gelir. G├Ârevin general taraf─▒ndan kendisine arz edilmesi s─▒ras─▒nda aralar─▒nda hararetli bir tart─▒┼čma ge├žer. ├ľyle ki, albay generale ┼č├Âyle der: Ben ├Ân├╝nde bayrak sallayarak heyecanland─▒rabilecek bir bo─ča de─čilim. Fakat general otoritesi ile onu tepenin al─▒nmas─▒na zorlayarak da olsa ikna eder.

Zafer Yollar─▒ (1957) ÔÇö Bir ─░nsanl─▒k Sava┼č─▒

Sava┼č g├╝n├╝ geldi─činde, albay en ├Ânde askerlerini y├Ânlendirir. Ancak yolunda gitmeyen bir ┼čey vard─▒r. B b├Âl├╝─č├╝ yerinden k─▒m─▒ldamaz ve ilerlemeyi reddeder. Albay─▒n ├žabalar─▒ da bo┼čunad─▒r. Bunun ├╝zerine general bu b├Âl├╝─č├╝n ├╝zerine kendi top├žular─▒ taraf─▒ndan vurma emri verir. Fakat emir y├╝zba┼č─▒ taraf─▒ndan ger├žekle┼čtirilmez. Filmin d├╝─č├╝m noktas─▒ da burada ba┼člar. General ve albay t├╝m├╝yle kar┼č─▒ kar┼č─▒ya gelirler. ├ç├╝nk├╝ general askerlerin aras─▒ndan ├Ânce 100 ki┼činin idama mahkum edilmesini ister, gerek├žesi korkakl─▒kt─▒r. Bu say─▒ daha sonra araya girmelerle s─▒rayla 12ÔÇÖye daha sonra ise 3ÔÇÖe indirilir. Se├žim rastgele yap─▒l─▒r. Askeri mahkeme kurulur. ├ť├ž askerin dava avukatl─▒─č─▒n─▒ Albay yapar. Haks─▒zca ve iyi niyetten yoksun bir duru┼čma yap─▒l─▒r. Albay ├žaresizdir. ÔÇťBu askeri mahkeme leke ve utan├ž kayna─č─▒d─▒rÔÇŁ der ve ┼č├Âyle devam eder: ÔÇť─░nsan─▒n en asil duygusu olan merhametin burada bulundu─čuna inanm─▒yorum. Ac─▒y─▒n bu adamlaraÔÇŁ Fakat ├╝st r├╝tbeliler ona kulak vermezler. Sonu├žta ├╝├ž ┼čanss─▒z asker idam edilir.

Belirtildi─či ├╝zere ordu i├žinden tesad├╝f eseri se├žilmi┼člerdir. Ancak filme ─▒┼č─▒k tutacak bir ayr─▒nt─▒ daha vard─▒r. Aralar─▒ndan birinin te─čmen ile aras─▒ndaki husumetten kaynaklanarak se├žildi─čidir. Te─čmen alkole d├╝┼čk├╝nd├╝r ve bir g├Ârev esnas─▒nda korkakl─▒k sergilemi┼čtir. Bunu da bilen sadece idama mahkum edilen askerlerden biridir. Te─čmen bu durumu ├Ârtbas etmek i├žin onu bile bile se├žer ve ├Âl├╝me yollar.

Zafer Yollar─▒ (1957) ÔÇö Bir ─░nsanl─▒k Sava┼č─▒

Kahraman Bir ─░dealist Mi, Yoksa Bir Don Ki┼čot Mu?

Filmin sonuna do─čru, albay ile di─čer bir general aras─▒nda gergin ge├žen tart─▒┼čma ├Ânem arzeder. General albaya ┼č├Âyle itham eder: “─░dealistsiniz ve size k├Ây├╝n delisine ac─▒d─▒─č─▒m gibi ac─▒yorum.ÔÇŁ Oysa ki albay y├╝rekli, insanc─▒l ve hakkaniyetlidir. Bir ┼čeyleri de─či┼čtirmekten ziyade, bir ┼čeyleri d├╝zg├╝n ve insanl─▒k onuruna yak─▒┼čacak derecede yetine getirmektedir amac─▒ ve arzusu. Fakat bunu ne yaz─▒k ki ac─▒mas─▒z sava┼č ┼čartlar─▒nda ve ├╝├ž asker hen├╝z idam edilmemi┼čken o gece balo d├╝zenleyen ├╝stlerine kar┼č─▒ ba┼čaramaz. O bir Don Ki┼čot olmaktan ├žok, kolu kanad─▒ k─▒r─▒k bir kahramand─▒r sadece. T─▒pk─▒ generalin dedi─či gibi, idealist olmas─▒n─▒n a─č─▒rl─▒─č─▒ alt─▒nda ezilmektedir.

Zafer Yollar─▒ (1957) ÔÇö Bir ─░nsanl─▒k Sava┼č─▒
Zafer Yollar─▒ (1957) ÔÇö Bir ─░nsanl─▒k Sava┼č─▒

Sava┼č─▒n Orta Yerinde ─░nsanl─▒k ├ťzerine

Son sahne ile Kubrick masumiyet ve duyguda┼čl─▒k yolu ile evrensellik ├╝zerine vurgu yapar. Askerlerin son kez sava┼ča gitmeden ├Ânce i├žtikleri bir restauranta getirilen ve restaurant sahibi taraf─▒ndan ÔÇťganimetÔÇŁ olarak adland─▒r─▒lan gen├ž bir Alman k─▒z─▒ ┼čark─▒ s├Âylemeye zorlan─▒r. Ve de son derece duygusal bir ┼čark─▒ s├Âyler. ├ľyle ki, ┼čamata yapmakta olan askerler a─člamakl─▒ bir hale gelerek ona e┼člik ederler. Sahne ile konu sava┼č dahi olsa, hatta o sava┼čtaki d├╝┼čmanlar dahi olsa, duygular─▒n nas─▒l s─▒n─▒r tan─▒mad─▒─č─▒n─▒ ve evrensel oldu─čunu g├Âsterir bize Kubrick, hepimizin sonu├žta insan oldu─čunun alt─▒n─▒ ├žizerek.

Son S├Âz

Son s├Âz olarak; Kubrick bir bak─▒ma sava┼č s─▒ras─▒nda aristokratik zevkleri dahilinde ya┼čayan ve kendi ordusundan, askerlerinden kopmu┼č, onlara y├╝ksekten bakan generalleri ele┼čtirerek ve bunun yan─▒nda o generallerin kar┼č─▒s─▒na adamlar─▒ ile b├╝t├╝nle┼čmi┼č, onlar─▒ her ┼čeyin ├╝st├╝nde tutan, elinden geldi─čince de sonuna kadar direnen bir albay portresi ile bize bir ahlak dersi verme gayretindedir; her ne kadar filmin sonunda bir kazanan olmasa da.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here