Neden Acilen Siber Ateşkese İhtiyacımız Var?

siber savaş

Siber Ateşkes İmkânları

Yıkıcı teknolojik yenilikler çeşitli şekillerde dağılır ve doygunluk noktalarına ulaşır. Genellikle yenilik, rekabeti çeker ve fiyat savaşları ya da fonksiyon savaşlarını ya da her ikisini birden başlatır. Bu durum kazancın azalmasına neden olurken aynı zamanda uluslararası rekabeti uluslararasında aşırı sürtüşme olacak derecede arttırabilir. Örneğin, Sanayi Devrimi sırasında tekstil imalatı, ulus devletlere o kadar rekabetçi bir ekonomik avantaj sağladı ki, teknolojiye sahip olanlar bu bilgiyle insanların göçünü önlemek için sık sık büyük çaba harcadılar.

Bilgi devriminin 50. doğum gününde de benzer bir noktaya ulaştığımız yadsınamaz bir gerçek. Günümüzde artık bilgiye sahip olmak ve onu ulusal çıkarlara göre manipüle etmek, konvansiyonel silahlara kıyasla daha güçlü bir özellik haline geldi.

GIF

Siber savaş doğrudan insanların ölümüne yol açmayan bir savaş olmasının yanında siber silahların maliyetinin oldukça düşük olduğu göz önünde bulundurulduğunda Kuzey Kore, Estonya, Gürcistan gibi küçük ülkeler ABD gibi büyük güçlere rahatça meydan okuyabilir. Fakat bu durum siber saldırıların veya olası bir siber savaşın potansiyel zararları konusunda maliyetinde olduğu gibi hiç de mütevazı değil. Bir siber saldırının zararları oldukça ciddi olabilir:

Günümüzde siber saldırılar güç şebekelerini çökertme, hastaneleri çalışmaz bir hale getirme, şirketleri soyma gibi oldukça sofistike boyuta ulaştıkları için sanal güvenlik, ulusal savunma için büyük bir endişe haline geldi.

siber savaş

Siber Savaş Sorununun Kapsamı

Bütün ülkeler kendilerini kolaylıkla haklı gösterebilecekleri çeşitli amaçlar için siber savaşın avantajından yararlanıyor demek yanlış olmayacaktır. Örneğin, ABD, nükleer gelişimini yavaşlatmak için İran’ın uranyum zenginleştirmek için kullanılan santrifüjlerine Stuxnet solucanı ile saldırdı.( Bu saldırıyı merak edenler “Zero Days” belgesel filmini izleyebilirler.) 2016 ABD seçimlerinde Rusya’nın müdahalesi son dönemlerdeki en popüler saldırılardan bir tanesi.  Silikon Vadisindeki pek çok Amerikan şirketi ve hatta ABD Silahlı Kuvvetleri Çinli hackerların saldırasına uğradığı bildirildi.

Bu nedenle siber saldırganlık zaten büyük bir sorun ve kendi kendine de yok olması söz konusu değildir.  Ayrıca pek çok siber saldırının devletler için bir savaş sebebi olduğunu da görmezden gelemeyiz. Başka koşullar altında, örneğin bir düşman egemenlik topraklarına girip hayati derecede öneme sahip bir altyapıyı yok etmiş ya da değerli malzemeleri çalmış olsaydı, bu fiili bir savaş sebebi olarak yorumlanabilirdi.  Ne yazık ki, dünya topluluğunun bu senaryoların önüne geçmek konusunda büyük bir sicili yok.

Devletler tarihsel olarak potansiyel saldırıları önlemenin bir aracı olarak savunma ittifakı yapmayı taahhüt etmiştir. Genel inanışa göre, ortak ittifakın misillemesinin yıkıcı olacağı ve tüm tarafların savaş öncesi herhangi bir eylemde bulunmadan önce iki kez düşünmelerine neden olacağıydı. Bu inanışın en göze çarpan başarısızlıklarından biri, II. Dünya Savaşı’nı teşvik eden 1. Dünya Savaşı’dır.

O zamandan beri dünya topluluğu, bu tür felaketleri önlemeyi amaçlayan uluslararası örgütler ve karar mercileri kurmak için daha iyi bir iş çıkarsa da,  sicili mükemmel olmaktan oldukça uzak. ABD, örneğin belirli amaç ve kısıtlamalara rağmen, halen savaş başlatan küçük bir grup ülke arasında yer alıyor.

Siber Savaş Ateşkes İhtiyacı

Tüm bunları düşündüğümüzde ilk olarak bilgi terörizm eylemlerinin yaygınlaşmasını engelleyecek protokol ve uluslararası örgütler geliştirmeyi düşünmeliyiz. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in siber savaşı sınırlandırmak için çağrıda bulunurken dediği şey şu:

“Bir yığın topçu ya da havadan bombardımanla başlayan geçmişin büyük savaşlarından farklı olarak bir sonraki savaş, askeri kapasiteyi yok etmek için büyük bir siber saldırıyla başlayacak ve elektrik ağları gibi temel altyapıyı felce uğratacak.”

Böyle bir siber saldırı başlangıçta birkaç kişinin ölümüne yol açabilecekken, ileri boyutlardaki bir siber saldırı kapsam bakımından kitle imha silahlarıyla yapılan bir saldırı kadar etkili olabilir. Daha da kötüsü, böyle bir saldırı, Birinci Dünya Savaşı’na kadar giden bir yolculuğun yeniden başlamasına yol açacak gerçek kitle imha silahlarının kolayca tekrardan kullanılmasına neden olabilir.

Hiçbir protokol kusursuz değildir özellikle bazı aktörler takım ruhuna uymayı reddettiklerinde. Fakat yerinde yapılan anlaşmaların ve yapıların olması, hatanın tespit edilmesini kolaylaştırır. Buradan hareketle, ülkeler tek tek, ticaret anlaşmalarını veya örneğin karşılıklı yarar sağlayan diğer misyonları misilleme olarak geçersiz kılabilirler. Birçok durumda devletler rekabetçi pozisyonlarını iyileştirmek için hile yaptığından, bu tür yaklaşımlar faillere kabul edilemez cezalar yükleyebilir ve saldırmadan sorunu kontrol etmeye yardımcı olabilir.

Keşfedilmemiş Yeni Bir Su: Siber Uzay

Uluslararası bir siber antlaşmaya karşı gelecek olası muhalefet siber savaşın ucuz maliyetinden dolayı bu savaştan en çok çıkar sağlayacak devletlerden gelecektir. 2050’li yıllara gelindiğinde doğrudan kontrol olmaksızın ve bilgisayar korsanlığı yapılmasına oldukça elverişli hayati alt yapılar ve yarım trilyona ulaşmış internet bağlantısına sahip cihazlar olabilir. Bu cihazlar kötü niyetli insanlar tarafından devletlere ve küresel topluma karşı oldukça ciddi sonuçlar doğuracak eylemlerin yapılmasına imkân tanıyabilir. Şu anda bu senaryoların önüne geçmenin tam zamanı.

Yirminci yüzyılda, uluslararası toplum ortak bir ihtiyaç neticesinde Cenevre Sözleşmeleri aracılığıyla savaş meydanında tutsak tutanlara zorunlu yaklaşımlar getirerek savaşı daha az acımasız bir hale getirmeye çalıştı. Ayrıca kimyasal ve biyolojik silahlar gibi bazı kitle imha silahlarını yasaklarken, nükleer güçlerin nükleer silah stoklarını sınırlama ve nükleer savaş riskini azaltma yönünde uygulamaları hayata geçirdi.

Siber, modası uzunca bir süre eskimeyecek yeni bir silah gibi gözüküyor. Devletlerin siber silahları kullanmaları için hâlihazırda (asimetrik bir avantaj ağlaması gibi vb. )birçok iyi nedeni var. Savaş başvurulacak son çare olmalı, hobi olmamalıdır. Yakın gelecekte günümüzdekinden çok daha fazla bilgi teknolojisine bağımlılığın ve ihtiyacın artacağı göz önünde bulundurulduğunda, siber savaş tehdidini etkisiz hale getirmek için bir önce harekete geçmemiz gerekiyor.

Çeviren: Atakan Yılmaz

Kaynak: Digimonica

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here