Bu soruya şu aşamada net bir cevap vermek çok mümkün değil. Kesin olan bir konu varsa o da coronavirüs salgını sonrası dünyanın eskisinden farklı olacağıdır. 

En çok etkilenecek sektörlerin turizm ve ihracata dayalı sektörler olacağını düşünmek çok da hatalı olmaz.  Dünyada küresel ekonominin tersine işleyen bir trend mevcuttu zaten. Bu trend korona ile daha da hızlanacaktır.  Gümrük tarifelerinin yükseldiği, korumacı ekonomik önlemlerin tüm dünyada yaygınlaşacağı bir zaman dilimine giriliyor demek mümkündür. 

EN ÇOK DA DİJİTAL ALANDA DÖNÜŞÜMLER YAŞANACAK

Değişimin en net şekilde görüleceği alan ise dijital dönüşüm alanında olacaktır. Uzaktan çalışma, online eğitim gibi uygulamaların zorunlu olarak devreye sokulması bu teknolojilerin ilerleyen zamanda daha etkin bir kullanıma kavuşmasına yol açacaktır. Bu durum emek piyasasında gözle görülür bir değişim yapacaktır. 

Beyaz yakalı çalışanların çalışma ortamları değişecektir. Çoğu firma bu tür çalışanlarda aldığı hizmetleri “outsource” etmeyi tercih edebilir. Bu şekilde gri yakalılar olarak tanımlanan freelance çalışanların sayısı artabilir. Bu durum kamu maliyesi açısından yeni zorluklar yaratacaktır.

Çalışanlardan alınan gelir vergisi kaleminde, artan işsizlik ile önemli bir kayıp yaşayacak olan kamu maliyesi, tüketime dayalı vergilerden dolayı da önemli bir gelir kaybına uğrayacaktır. 

EMEK PİYASASINDA SÖZ SAHİBİ YENİDEN DEVLET OLABİLİR Mİ?

Tüm dünyada dolaylı vergilere dönen trend doğrudan vergilere doğru bir dönüş gösterebilir. Bu durum büyük işletmeler ile çok uluslu şirketler açısından önemli bir zorluk yaratacaktır. Emek piyasasında büyük söz sahibi yeniden devletler olabilir.

“DURGUNLAŞAN KÜRESEL EKONOMİ İŞSİZLİĞİ DE ÜLKELERİN GÜNDEMİ HALİNE GETİRECEK”

Teknolojik dönüşümün hızlanması düşünülebilir ancak artan işsizlik olgusu karşısında bu trendin ne kadar derinleşeceğini şimdiden söylemek pek mümkün değildir. Küresel çapta durgunlaşan bir ekonomi karşısında işsizliğin çok yüksek bir şekilde tüm ülkelerin gündemine girmesi kaçınılmaz görünmektedir.

Kamu finansmanında bütçe disiplinin esnetildiği zamanların geleceğini beklemek yanlış olmaz. Ülkelerin para basarak bu süreci atlatmaya çalışmaları yüksek olasılık olarak gözükmektedir. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler açısından devalüasyonların ve yüksel enflasyon rakamlarının gözlemlenmesi oldukça olasıdır.

“İÇE DÖNÜK EKONOMİK MODELLER GELİŞECEK”

İhracat pazarlarının azalması sonucu içe dönük ekonomik modellerin gelişmesi kaçınılmaz olacaktır.  Bu kapsamda verimlilik ön plana çıkacaktır. Azalan refah ile hizmet sektöründe de bir daralmanın yaşanması muhtemel gözükmektedir. İlerleyen zamanda Keynesci iktisat modelinin güncel versiyonlarının aşırı rağbet göreceğini söyleyebiliriz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here