Ankara’da 101 pare top atışı haber veriyordu; asırlardır Hanedan-ı Ali Osman tarafından yönetilmiş bir halka müjdeyi: ”Egemenlik bila kaydu şart milletindir.”

Kolay kurulmadı Cumhuriyet. Savaşlardan harap ve bitap bitmiş bir milletin açlık, salgın hastalıklar ve sefaletin kol gezdiği bir coğrafyada kurtuluşa atılmış en sağlam adımıydı. Egemenliği kendi kanıyla almıştı millet. Kim geri isteyebilirdi artık kendi bağımsızlığını milletten? İstiklal Şairi’nin deyimiyle; hangi çılgın ona zincir vurabilirdi?

Bu coğrafya sayısız zaferler tattı. Ancak hiçbirisi bu kadar anlamlı değildi. Zafer, artık bir seçkinler zümresinin değil, bizzatihi halkındı. Ankara’daki bu coşkuyu daha da tutkulu bir hale getirdi, atılan bu 101 pare top.

Aradan tam on sene geçmişti ve Onuncu Yıl Nutku’nda Halaskar Gazi kürsüden şöyle sesleniyordu:

“YURTTAŞLARIM!”

“Türk Milleti! Kurtuluş Savaşı’na başladığımızın 15. yılındayız. Bugün Cumhuriyetimizin Onuncu yılını doldurduğu en büyük bayramdır. Kutlu olsun! Bu anda büyük Türk milletinin bir ferdi olarak bu kutlu güne kavuşmanın en derin sevinci ve heyecanı içindeyim.

Yurttaşlarım! Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti’dir.”

29 ekim cumhuriyet bayramı

Az zamanda büyük işler başarmışlardı gerçekten. Ülkede tam bir eğitim seferberliği ilan edilmişti. Ayrıca her yere milli üretimi teşvik etmesi düşünülerek fabrikalar kurulmuştu. Salgın hastalıklarla savaşılmış, bu hastalıklar ya tamamen yok edilmiş ya da kontrol edilebilir bir düzeye indirgenmişti.

Dış politikada akılcı politikalar ile çevresindeki tüm ülkelerle dostane bir ilişkiler üreten bir ülke halindeydi artık genç Cumhuriyet. Halkın asırlardır beklediği sükunet sonunda sağlanmıştı. Kendisi gibi bağımsızlık mücadelesi veren birçok ülkeye model olmuştu. Mısır’da, Pakistan’da, Küba’da ve dünyanın birçok yerinde ilham kaynağıydı artık, medeniyetin doğduğu bu topraklarda kurulmuş Cumhuriyet.

Cumhuriyet, Ona Nankörlük Edenlerin Bile Sığınağıdır

Değerli arkadaşlar, bu sebepledir ki; Cumhuriyet, ona nankörlük edenlerin bile sığınağıdır. Halkın en şerefli ve onurlu yönetim biçimidir. Bu sebeple onu korumak ve kollamak, en asli görevimizdir. Sözlerimi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Gençliğe Hitabı’ndan bir bölüm ile noktalar, bu yüce bayramınızı en içten dileklerimle kutlarım.

“Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyet’ini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here