İç Savaş Sonrası ‘Yeni Çin’ İçin Bir Alternatif: Chiang’ın Çin’i

0
1239

Çin İç Savaşı’nda Mao Zedong’un Komunist Partisi, Chiang Kai-shek’in Milliyetçi Partisi’ne yenilseydi ne olurdu? 

1911’de Çin Devrimi’nin ardından Kuomintang (Milliyetçi Parti), merkezi bir güç olarak etkisini yitirmişti. 1920’lerin sonlarında Kuzey Seferi olarak da bilinen askeri bir faaliyetin sonucunda Kuomintang ülkenin birliğini yeniden sağlamayı başarmıştı.

İkinci Dünya Savaşı sona erdiğinde, Çin lideri General Chiang Kai-shek (Çan Kay-şek) ‘in 3.7 milyonluk ordusu, İkinci Çin – Japon Savaşı ve komünist ayaklanmalar nedeniyle oldukça zayıflamış; ancak yine de sayı ve teçhizat açısından komünistlere karşı çok daha üstün gelmişti. Sovyet kuvvetleri, Japonlardan aldığı Kuzeydoğu’daki Mançurya’dan çekildiğinde, Chiang’ın güçleri, toprakları tekrar kazanmak için yeniden ilerlemeye başladı. Bölge şimdiye kadar Ruslar tarafından desteklenen Çin komünistlerinin saldırılarından dolayı paramparça olmuştu. 1946 yılında milliyetçi Chiang ve Komünist Mao Zedong arasında yaşanabilecek topyekün bir iç savaştan endişelenen Amerikalılar, savaşı önlemek için Chiang’ı savaşı durdurmaya ikna etmeyi başarabildiler. Bu olay tarihin tüm akışını değiştirmişti; birkaç hafta ara ile Mao güçlerini Sovyet yardımı ile yenileyip güçlendirdi. Mütareke bozulduğunda Chiang, Mançurya’yı ve sonucunda da iç savaşı kaybetmişti. Amerikalılar -özellikle de sağcılar- bundan sonra uzun yıllar kendilerine şu soruyu sorup durdular: “Mao’nun bu zaferi önlenebilir miydi?”

-Advertisement-

Çin’in son otuz yıldaki çarpıcı yükselişi, komünistler tarafından lider Mao olmadan da ülkenin “iyi” olabileceği yönündeki fikirlerinin hızla yayılmasına sebep oldu. Aslında olabilirdi de. Chiang’ın ordusu, zenginleşen Tayvan adasına kaçtı. Deng Xiaoping, 1970’lerin sonlarına doğru dönmeye başlamadan, Mao’nun Çin’i ekonomik yıkıma uğramıştı bile. 1950’den bu yana Çin ekonomisi, Tayvan’la aynı hızla büyümüş olsaydı, GSYİH gerçekte olduğundan %42 oranında daha büyük olurdu. Başka bir deyişle, büyüme mucizesine ek olarak, Fransa ekonomisinin büyüklüğüne ulaşmış olabilirdi.

Chiang, yolsuzluktan ve otoriter hükumetten sorumlu gizli ve acımasız bir polis olacaktı. Milliyetçi Parti, Mao’nun kuvvetlerinin kalesini oluşturan kırsal yoksullar arasında hoşnutsuzluklarla karşı karşıya kalacaktı. Bununla birlikte, Chiang’ın markası haline gelen otoriter rejim, Mao’nunkilerden daha “yumuşak” olduğunu gösterdi. Yüzlerce milyon toprak sahibinin tamamen ideolojik gerekçelerle öldürülmez ayrıca 1950’lerin sonlarında büyük bir sıçrayış hakkı olmadığı için yüz milyonlarca insanın ölümüne neden olan bir açlık olmazdı. Mao’nun aksine, köylüler, arazilerini halkın idaresine teslim etmeye zorlanmayacaktı. Bu politika, kıtlığı artırdı ve günümüzde dahi teklifi reddeden, Çin’in kırsal kesiminin gelişmesini engelledi. Aynı şekilde Chiang, milyonlarcasının daha öldürüldüğü veya zulüm gördüğü 1960 ve 70’lerin Kültür Devrimi’nin kaosuna, Çin halkını sürüklemezdi.

Chiang döneminde Çin, küresel ekonominin bir parçası olmadan önce otuz yıl beklemek zorunda kalmayacaktı. Chiang, Tayvan’ın ve diğer Asya ekonomilerinin hızlı kalkış dönemlerinde yaptığı gibi, Çin’in pazarlarını yabancı rekabetten korumaya çalıştı; ancak bu sürecin rahatlamasını sağlayabilirdi. Chiang, Tayvan’ı 2001’de Çin’in katılmasından önce Dünya Ticaret Örgütü’ne üye olmaya hazırlamıştı.

Çin ekonomisi 1950’den bu yana Tayvan ekonomisi ile aynı hızda büyümüş olsaydı 2010 GSYİH verilerine göre şimdi olduğundan %42 daha büyük olurdu.

Asya Yeniden Tasarlandı

Chiang’ın iç savaşı kazanması durumunda, Asya’nın stratejik haritası çok daha farklı olurdu. Kuzey Kore’nin 1950’de Güney’e yaptığı işgali desteklememişti. Kim II Sung muhtemelen Çin’in desteğini almadan, böyle bir girişim için Stalin’in de desteğini alamazdı. Chiang’ın Tayvan’ında bir sorunu yoktu: Mao’nun isyancılarına asla bir dayanak olmamıştı.

Mao’nun oynamaya istekli görünmediği Çin ile Japonya arasındaki canlılıklar, 1990’larda bölgesel bir gerginlik kaynağı olarak ortaya çıkmadan çok daha önce, Doğu Asya güvenliğini tahrip edebilirdi. Chiang’ın Tayvan ve anakaradaki hakimiyeti, Japonya ekonomisinin dayanağı olan, nakliye şeritlerinin de kontrolünü ele geçirmiş olurdu. Amerika’nın bölgedeki kısıtlayıcı eli, hala gerekli olabilirdi.

Bu yüzden Soğuk Savaş çok daha ateşli geçebilirdi. Chiang, Sovyetler Birliği’nin Moğolistan üzerindeki kontrolünü kabul etmedi. Mao döneminde, 1960’lı yıllarda Çin-Sovyet sınırında kısa süreli çatışmalar başladı. Fakat bu çatışmalar, Chiang döneminde daha büyük ve kanlı olabilirlerdi. Çin Komünist Parti tarafından Moğolistan’ın Çin’e ait olduğu inancına sokulan Çin halkı, hükümetleri için Sovyet tehdidinin ortadan kalkmasıyla bu iddiayı daha güçlü bir şekilde ileri sürmeye can attı.

Fakat Çin o zamana kadar daha politik ve daha liberal bir ülke haline gelmişti. Demokrasiye doğru ilerleme, özellikle Tibet ve diğer etnik-azınlık bölgelerinde (Chiang’ın adaya kaçmadan önce başlamıştı) ayrılık korkuları nedeniyle yavaşlardı. Fakat orta sınıf, Komünistler’e oranla çok daha hızlı büyüyecekti.

Chiang yönetiminde ÇKP’nin aksine Çin, Amerika’nın müttefiki olmalıydı. Asya bugün Amerika ve Çin arasındaki üstünlük mücadelesinde olduğu gibi dağılmayacaktı. Hatta belki de Japonya, güçlü ve zengin bir komşu ile yaşamayı öğrenmeye başlayabilirdi.

Şu anda Asya’yı rahatsız eden gerginliklerin çoğu, Çin Komünist Partisi’nin doğası ile ilgilidir. Komşu ülkeler, partinin nasıl davrandığından veya davranacağından endişe ediyorlar: Gizli, yüksek sesle ve bazen acımasızca; ancak şimdi hepsi ÇKP’nin yolunu izleyip liberalleşecek olan partinin başına gelenlerden korkuyorlar. ÇKP, 2000 yılında Tayvan’da iktidardan çekildi ancak 2008’de koltuğa geri döndü. Önümüzdeki yıl yeniden seçilmesi planlanıyor. Asya’da bulunan azınlıklar, Komünist Partinin demokratik siyasetin kaprislerini kabul edebileceğine inanıyorlar. Nihai ölümü, kanlı bir kargaşaya dönebilir ve hatta 1940’ların kaosuna bile dönüşebilir. Bu sebeptendir ki; Asya, bildiği ve tanıdığı şeytanı tercih ediyor ve etmeye de devam edecektir.

Çeviren: Melis Berfin Bayar

Kaynak: Economist

-Advertisement-

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here