Yakın ve uzak geleceğin etkileneceği bir zamanının içinden geçiyor dünya. Esas yakın gelecekte etkilerini hissetmeye başlayacağımız bu süreç aktif bir biçimde Y kuşağı insanları etkileyecek. Kurumsal hayatla belli bir oranla ilişki kurup ilgilenen bir Y kuşağı üyesi olarak, yakın gelecek hakkında birkaç öngörüde bulunmanın konuya farklı bir noktadan yaklaşma adına fayda yaratacağına inanıyorum.

Gerçekleştirdiğim gözlemler, dinlediğim bazı uzmanlar ve okumakta olduğumuz haberler ışığında olmak üzere, bu zorlu dönemi yeni dünya düzeninin doğum sancıları gibi değerlendiriyorum. Bu günlerin de elbette geçip biteceğine, ancak bu yaşananların etkilerinin bizlerin bireysel hayatlarında da köklü değişikler yaratacağı gibi küresel iş dünyasında da köklü değişikliklerin yaşanması oldukça yüksek potansiyel bir anlamı var. Hatta bazı değişiklikler de gerçekleşmiştir. Bu sebeple yaşadığımız bu süreci çok iyi analiz edip, özellikle de gençler olarak bu değişikliklere adapte olacak şekilde hareket planlarımızı yapıp aksiyon almaya başlamalıyız. Tabiri caizse ‘’bu günden tezi yok’’ söylemine uygun bir dönemdeyiz ve şunun da her zaman bilincinde olmamız gerektiğine inanıyorum; krizler ne kadar zorlu ve çoğu zaman acı sonuçlara sebep olsa da tarih boyunca hayattaki en büyük fırsatlar en büyük kriz zamanlarında ortaya çıkmıştır. Yani büyük resme farklı bir noktadan bakmakta şahsi düşünceme göre fayda bulunmaktadır.

BİRÇOK SEKTÖR DİJİTAL DÖNÜŞÜM YAŞAYACAK

“Dijital Yapılanma ve Yönetim” içerisinde bulunduğumuz dönemin anahtar kavramı olduğu düşüncesindeyim. Artık dünya fiziki ilişkilerin dijitale döndüğü değil, dijital ilişkilerin fizikiye döndüğü bir sisteme geçiş yapmaktadır. Yani basit bir örnekle, artık nakit kağıt para ile dükkanlarda alışveriş değil, sanal mağazalardan bankacılık sistemleri üzerinden alışveriş yapıp ürüne sahip olduğumuz bir düzene sahip ve bu düzenin yaşamımız içerisindeki oranı her geçen gün artacaktır. Bazı ülkeler kağıt para kullanımını şimdiden bıraktı bile. Bu durum özellikle bankacılık, e-ticaret, perakendecilik gibi sektörlerde pazarlama-satış gibi çok sayıda hayati operasyonların yeniden kurgulanıp oluşan yeni yapı düzenine uygun istihdam gerçekleştireceği yönünde bir düşünceye sahip bulunmaktayım.

Lojistik sektörünün ve tedarik zinciri yönetiminin önemi bir kez daha göz önüne çıkmış, tüm bu işlerin operasyonları gerçekleştirilirken hareket kabiliyeti sağlayan bir kurumsal yapının ihtiyacının gerekliliği bir kez daha kanıtlanmış olduğunu düşünmekteyim. Bu sayede süreçlerin hızlı ve sonuçlarında isabet oranının yüksek bir şekilde gerçekleşmesi mümkün olmuştur. Bu durum sadece ülkemiz değil, dünya genelinde geçerli olup, insanların market ve eczanelere gittiğinde halen stok bulabilmesi şeklinde örnek verilebilir.

Bahsi edilen tüm bu süreçlerin dijital sistemler üzerinden gerçekleştirilmesi makro düzeyde denetim ve kontrol kolaylığı sağladığı gibi, mikro düzeyde de insanların bu hizmetlere erişim ve kolaylığını sağlayıp şirketlerin ihtiyaç ve taleplere cevap verebilmesini sağlamıştır. Yani artık neredeyse tüm süreçler dijitalde başlayıp fiziki sahada son bulacak şekilde yeni bir şekle doğru evrilmektedir.

Gelecekteki alışveriş vb. gibi gündelik alışkanlıklarımızın dahi bu yönde değişeceği anlamına gelmektedir. Aynı zamanda konuyla ilgili olarak da, bu düzen içinde bulunduğumuz zorlu pandemi döneminde insan sağlığı konusunda olumlu etkiler de yaratmıştır.

Sonuç olarak ekonomik düzen ve iş hayatı, insanların kendilerine yönelik ortaya çıkardığı bir sistemdir. İnsanların gündelik hayatlarında bu tip köklü değişikliklerin yaşanması, şirketleri de dolaylı ve doğrudan yollarla bu değişikliklere uygun olarak revizyona uğrama zorunluluğu getirecektir. Ve dünyanın artık iç içe yaşadığı yeni küresel düzende bu değişim ülkelerle sabit kalmayacak, tüm dünya genelinde söz konusu olacaktır. Bu değişimi ilk yaşayanlar ve uygulayanların da bizler olacağına inanıyorum.

Gelecekte, yaşam standartları kabul edilebilir bir seviyede yaşamak için, özellikle gençler olarak yazılım üretmeye, ve kimi zaman daha önemli hale geldiğini düşündüğüm üzere, bu yazılımları optimal seviyede kullanabilir hale gelecek şekilde kendimizi geliştirmek için yatırımlar yapmalıyız, çaba göstermeliyiz. Bunu toplum olarak gerçekleştirmeyi başaran ülkeler, gelecekte güç konusunda söz sahibi olup başrollere geçeceklerdir. En azından şahsi görüşüm bu yönde bulunmaktadır.

Bu zor zamanın bir an önce bitip eski güzel günlere dönme dileklerimle,

Saygılarımla….

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here