Popüler Akım ekibi olarak Kara Kıta’nın Afrika’nın en önemli ilham kaynaklarından biri olan büyük sporcu Abebe Bikila’yı doğumunun 86. yılında bir kez daha saygı ile anıyoruz.

7 Ağustos 1932’de Abebe Bikila dünyaya geldiğinde, yıllar sonra onun savaşlardan yorulmuş bir ülkenin sesi olacağını kimse bilmiyordu. Bugün Bikila’nın 86. doğum günü ve biz de bu önemli bayrak adamının dev adımlarını kısaca hatırlamak istedik.

Bikila, Wudinesh Beneberu ve Bikila Demissie’nin çocukları olarak dünyaya gelmişti. Yaklaşık 3 yaşındayken Mussolini idaresindeki İtalya ikinci kez ülkesine saldırmış ve 5 Mayıs 1936′ da başkent Addis Ababa’yı ele geçirmişti. Böyle bir ortamda büyüyen Bikila çocukluğu boyunca birçok farklı spor branşını amatör olarak denemişti. 20 yaşındayken orduya katılmış ve hayatını değiştirecek atletizm ile burada tanışmıştı. Ordu içerisinde düzenlenen uzun mesafeli koşularda kendisini göstermiş ve o dönemler ülkede antrenör olarak görev yapan Onni Niskanen tarafından keşfedilmişti. Bu birliktelik ona olimpiyat kapılarını açacaktı.

Abebe Bikila

Etiyopya Olimpiyat Takımı seçmelerinde 4. olmuştu Bikila ancak ilk üçteki sporculardan birinin sakatlığı üzerine olimpiyatlara katılma hayali gerçek olacaktı. Yarışa çok kısa bir süre sonra yaşanan bu gelişme sonrası hazırlıksızdı. Yanındaki ayakkabıları giymesine sponsorluk anlaşmaları nedeniyle izin verilmiyordu.

Önerilen tüm ayakkabıları denemişti ancak o ayakkabılarda Bikila’nın nasırlı ayaklarına zarar vermekteydi. Bu yüzden Abebe Bikila 1960 Roma Olimpiyatları’nda çıplak ayakla koşmaya karar verdi.

Hayatında ilk kez sadece iki ay önce tam bir maraton koşan Bikila, Mussolini’nin izlerinin hala kendisini gösterdiği Roma’da yani onun bebeklik yıllarında ülkesini işgal etmiş İtalya’da 42 kilometre 195 metrelik maratonu 02.15.16’lık dereceyle birinci sırada bitirip altın madalyaya ulaşıyordu. Bu zafer onu sadece ülkesi Etiyopya’da değil tüm ezilmiş Afrika toplumlarının kahramanı yapmıştı. Ne de olsa olimpiyatlarda altın madalya alan ilk siyahi Afrikalı atlet olmuştu.

Olimpiyat zaferinden sonra Bikila’nın hayatı değişmişti. Önemli bir şöhret ve hatırı sayılır bir zenginliğe ulaşmıştı. Kazandığı diğer yarışlar bir kenarda dursun, imparatora darbe teşebbüsüne adının karışması ile bir süre hapis yatmak zorunda da kalmıştı. Affedilip kurtulduktan sonra olimpiyatlara yalnızca 35 gün kala apandisit ameliyatı oldu. Ancak bunlar onu durdurmaya yetmeyecekti. Bu sefer ayakkabılarıyla yarıştığı 1964 Tokyo Olimpiyatları’nda en yakın rakibine 4 dakika fark atarak hem kendi rekorunu geliştirmiş hem de üst üste ikinci altın madalyasına ulaşmıştı.

İlerleyen yıllar onun için mükemmelden çok uzaktı. Önce ayağını kırdı. Ardından 1968 Meksika Olimpiyatları’nda ilk kez bir maratonu sakatlığı sebebiyle tamamlayamadı. 22 Mart 1969 tarihinde ise o vahim kaza yaşandı. Bikila ülkesinde yaptığı trafik kazası sonucunda bacaklarını kullanamayacak hale gelmişti. Uzun süre tedavi görse de hastalığını atlatamamış ve kazanın yol açtığı komplikasyonlar sebebiyle 25 Ekim 1973’de geçirdiği beyin kanaması sonucunda hayatını kaybetmişti.

Bikila yalnızca bir sporcu değildi. O, Afrikalı sporcuların umut ışığı ve ilham kaynağıydı. Çıplak ayaklarıyla kazandığı 1960 Roma Olimpiyatları maratonu başta Mussolini ve tüm faşist diktatörlere Jesse Owens tarzı harika bir cevaptı. Kısa hayatının sonları ise herkese hayatta güzel anların çabuk geride kalabileceğini anlatan bir ders niteliğindeydi belki de.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here