Dikkat: Bu içerik Game of Thrones’un final bölümüne ait spoiler içerir!!!

Game Of Thrones’un final sezonu için yapılan birçok görüşün yanında, Daenerys Targaryen -Mother of Dragons- tarafından gerçekleştirilen dönüş ağır bir şekilde eleştirildi. Kings Landing’in orduları sondan bir önceki bölümde teslim olurken, Daenerys, barışı kabul edip etmemeyi veya şehri yağmalamayı düşündüğü sırada bir duraksama yaşadı. Daha sonra Kings Landing şehrini yakmayı ve binlerce masum insanı öldürmeye karar verdi.

Son bölüm, Daenerys, 1940’ların faşizmini hatırlatan bir sahnede, soğuk havada yükselen bir bayrakla kuvvetlerini göstermesiyle başlıyor. Bu durum, Krallık’ın etrafında bulunan esir olmuş vatandaşları özgürleştirme vaadiyle yola çıkan Daenerys’in kendisinin deklare ettiği Zincirkıran unvanından çok uzaktı.

Fakat Targaryen’in (Daenerys) karakteri uzun süredir gelişmekteydi -Güce olan susuzluğu artmıştı ve yoluna çıkanlardan şiddetli bir şekilde intikam aldığı görülmüştü.


Asıl önemli an, sondan bir önceki bölümde Daenerys’in Demir Tahtı ele geçirirken stratejik ikileminin ortaya çıktığı zaman yaşandı. Ak Gezenler’e karşı savaşmak için kendisine katılmak isteyen güçleri kabul ettiğinde ve aşktan ziyade kendi üstünlüğü ortaya çıktığında -Jon Snow’un tahta çıkma iddiasının açık bir şekilde belli olmasından sonra…- kararını verdi: “Eğer aşk yoksa, sonrası korku.”

Bu yaklaşıma, İtalyan diplomat ve siyaset bilimci olan Niccolo Machiavelli’nin 16. yüzyılda yaşayan devlet adamı Lorenzo’ de Medici’ye tavsiyelerde bulunduğu Prens adlı kitabında karşılaşıyoruz.

NOT: Metnin yazarı (Toby James) Prens kitabını “İnfamous” yani “Rezil, kötü şöhretli olarak, adı çıkmış” olarak niteliyor. Ben bu kelimeyi kitap için kullanmak istemedim.

Machiavelli, sevilmenin korkulmaktan daha iyi olup olmadığı konusunda şu uyarıda bulunuyor.

“Korkmak, sevilmekten çok daha güvenli çünkü… Aşk, erkeklerin temelleri nedeniyle her fırsatta avantajlar için kırılmış olan yükümlülük bağı ile korunur; ama korku, sizi asla başarısız olmayan bir ceza korkusuyla korur.”

Gerçekten de, siyasi liderlik teorisi, Westeros’un hükümdarı için -aynı zamanda izleyiciler için- birçok öneride bulunuyor. Daenerys’in hikayesi, eski ve çağdaş siyasi liderler için global bir mücadeleyi de gösteriyor. Liderler, ahlaki açıdan iyi nedenlerle hedeflerine ulaşmak isteyebilirler. Ancak iktidarda kalmak için bu yoldan sapmalarına neden olabilecek zor ve tehlikeli tavizler de her zaman mevcuttur.

Kraliçe Cercei: Kötü ve intikam alan bir kraliçe. Tarihte bu tarz liderlerden çok görüldü.

Üç Tip Lider

Son çalışmam, çağdaş liderlerle ilgili. Üç tip liderlik arasında bir ayrım yapmamız gerektiğini önerdim. Burada, iyi ahlak ve prensip sahibi, hedefleri ve metotları seçen ve vicdanlarını başarıyla yöneten bir lider var. Genelde bu şekilde düşünen bir lider, Güney Afrika’da ırk ayrımını bitirerek zincirlerin kırılmasını sağladı. Bu kişi Nelson Mandela idi.

Tabii ki, Mandela bir yana, ahlaki açıdan neyin iyi olduğu konusunda hemfikir olabiliriz. Game of Thrones’da hükümdarların birçok alternatif vizyonu mevcut.

Bir de kurnaz olan bir liderlik var. -Güç, makam ve nüfuz kazanma konusunda başarılı olma görevleri vardır. Bu da genellikle devletçilik olarak adlandırılır. Fakat bunu vicdanı ile yöneten liderlik tipinden daha az önemli şeklinde düşünebiliriz. Kurnaz liderlerin unsurlarına sahip olan liderler, -metotları ve amaçları şiddet ve ahlaka aykırı şeyler olan Hitler de dahil- en azından bir süre için kendilerine güç sağlamada etkilidir.

Nelson Mandela.

NELSON MANDELA ÖRNEĞİ

Her ne olursa olsun, kurnaz liderlik önemlidir. Çünkü, lider için diğer tüm hedefler buna bağlı olabilir. Güç olmadan insanlar özgür olamaz ya da politikalar hayata geçirilemez. İdeal lider, kurnaz ve bilinçli liderliğin ikisine de ihtiyaç duyan liderdir. Bu tanıma tarihte birkaç kişi girebildi. Belki Nelson Mandela’yı buna örnek olarak gösterebiliriz.

3 çeşit lider teorisi: Kurnaz, tamamlayıcı ve bilinçli. Toby James, yazar.

Ayrımcılığın sona ermesi için verdiği mücadeledeki liderliği ona Güney Afrika Başkanı ünvanını kazandırdı. Ayrıca ulusal uzlaşmayı denetlemesini de sağladı.

Bu dizi, vicdanlı liderlik konusunda yetenekli sayamayacağımız kurnaz liderlerle zengin. Güçlü bir hanedanlık olan Lannister hanedanı, baskıcı yollarla hüküm süren etkili hükümdarların arka arkaya ortaya çıkmasını sağladı. Tyrells gibi politik muhalifler en sonunda acımasız bir şekilde Cercei Lannister tarafından elimine edildi.

Bunun yanında ahlaki vizyona sahip ama siyasi olarak kurnaz olmayan bazı liderler de var. Diziyi izleyen herkes, kimin hangi karaktere uyduğu konusunda kendi görüşlerine sahip olacaktır.

Dizideki hayal kırıklığı, dünyevi, mütevazı ve vicdanlı bir lider olarak görülen Jon Snow’un tutuklanması oldu. Bununla birlikte potansiyel olarak tamamlayıcı bir lideri reddederiz ve esrarengiz Bran’ın ne tür bir hükümdar olabileceğini tahmin etmekten vazgeçeriz.

Ne yazık ki, siyasi liderlik ve tarih bize bu tip tamamlayıcı liderlerin çok nadir olduğunu gösterdi. Özellikle de demokratik olmayan zamanlarda.

Bran’ın kral seçildiği o an.

Bu nedenle Game of Thrones, “Her bir Targaryen doğduğunda Tanrı bir yazı tura atar.” kalıtsal olan bir kural sistemini sonlandırarak mümkün olduğu kadar mutlu bir son sağlamaya çalıştı. Bizler de bundan sonra, yeni liderlerin küçük bir seçkin grup tarafından seçileceğini öğreniyoruz. Bu durum, gelecekteki liderleri biraz daha hesap verebilir kılıyor. Ama sadece biraz…

Çeviren: Marwan Nadhim

Yazan: Toby James

Kaynak: The Conversation

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here